citizen kane
yıllar geçti bunun kadar güzel bir film çekilemedi. geberdim gülmekten.
böyle bi kötü filmler blogu olsa, yazarı yeni filmlerden en kötülerini seçse, biz de onları izlemesek güzel olurdu. gerçi artık sadece isminden filmlerin kalitesini anlayabiliyorum. fragmanı da izlediysem filmi izlemiş kadar oluyorum.
yine de izledim i am number four'u. bok gibiydi. twilight kopyası olmuş. ayrıca eve "filmler indirdim izleriz" diye giren memo'yu, bu filmi seçtiği için tebrik etmek istiyorum.
filmde sadece iki güzel şey vardı. bir müzikler, iki başroldeki hatun. bi de türkiye'yi gördük kızın kitabında. onun dışında senaristler hangimiz daha klişe olabilir diye iddia'ya girmişler gibi. çok fazla ergenlik var filmde. cheesy espriler hem kötüydü hem de yanlış yerlerde kullanılmıştı.
ha bi de ingilizce konuşan uzaylı fena değildi. baya iyiydi hatta. kendi filmini çeksin o. olur. köpek de iyiydi baya. uzaylıdan sonra en iyi aktör oydu filmde. sırf duruşuyla sahne çalıyodu. bravo. sonda ölse sinema tarihine geçerdi.
evet film o kadar kötü ki spoiler falan kasmadım. bi şey kaybetmezsin. belki gülmek için izlenebilir ama o bile zorlama olur.
iyi film. fikir yaratıcı. kitaptan uyarlanmış zaten belli oluyor. insanoğlu beyninin yüzde bilmemkaçını kullanır geyiği vardır ya, ana karakterimizin aldığı hap yüzde yüze çıkarıyor oranı. aslında bi dorian gray falan gibi ruhunu satma olayına benziyo ama yine de orijinal bi fikir.
işleniş güzel. kitchen confidential'dan beri tuttuğum bradley cooper başrolü (morra) iyi kotarmış. robert deniro baya gereksiz bir rolde, zaten oyunculuğunu overrated bulurum. al pacino'ya daha çok yakışırmış.
haplı ve hapsız olmak; farkı renklerle, sonsuz zoomlarla ortalama bir hollywood filminden çok üstün bi şekilde anlatılmış. yönetmen neil burger'ın dört filmi var ama takip edilmeli. kahramanın yeni süpergüçlerini denemesi falan eğlenceliydi baya.
buraya kadar 10/10 bi film. ama senaryodaki gerizekalılıklar benim puanımı 8'e indirdi. tüm beynini kullanan bir adamın benden akıllı olması lazım. yer yer salaklıklar yapıyor. kitaptan mı senaryodan mı kaynaklı bilemiyorum. bunlar olmasaymış bir şaheser olurdu benim gözümde ama şimdi sadece ortalamanın üzerinde diyebilirim. tavsiye ederim.
miroslav stoch, 2 senede 2 şampiyonluk. ikisinde de takımını sırtlayan oyuncu.
ama chelsea'de oynayamaz.
bazılarınız benim chicago bulls taraftarlığımı benimsemekte güçlük çekiyor. bir açıklama yapmam gerekti.
her şey şans eseri bir maçlarını izlememle başladı. adamlar muhteşem savunma yapıyor, hücumda topu maksimum düzeyde paylaşıyor, ama sıkıcı da değiller rose gibi bir adam da var gerektiğinde çılgınlıklar yapabiliyor. baktım koçları da değişmiş bu sene, adamın ilk head coachluğu. iki sene önceki boston serisinden de bir tanışıklığımız vardı tabi ama o zaman bu kadar etkilememişler beni. bi kirk hinrick varmış zaten sevdiğim. omer asik de var tabi, unutmayalım.
sonuçta sezonun başında kanım ısındı, bütün sezon izledim takımı. ayağım alçıdayken adamları birinci yaptım normal sezonda. şimdi dünkü miami maçında, bu sezon galatasarayın bütün maçlarından daha fazla heyecanlıydım. toplamından diyorum.
bu noktada, türkiye hariç tüm spor olaylarında underdog'u desteklediğimi belirteyim. luis enrique'li kluivert'lı barcelona'yı yıldızlar karması madrid'i yensin diye severdim. şimdi yıldızlar karması madrid'i barcelona'nın dominant oyununu geçsin diye seviyorum.
montoya bıraktığından beri formula bir izlemem. hakinen'i severim. schumaer'den nefret ederim. lakers'ı sevmem, kobe'yi sevmem saygı duyarım. kaybetmeye alışmış arsenal taraftarıyım. fever pitch kitabının etkisi vardır.
--
tamamen bağımsız olarak ergün penbe ne kadar serinkanlı bir adamdır. adam uefa kupasını kazanmış, ilk penaltıyı atmış. daha sahada röportaj yapılıyo. o kadar rahat ki adam "bugün de doğum günümdü zaten attım gol oldu" diyo herif sanki sivasspor'u yenmiş ligde.
--
ödev yapmamak için uzattıkça uzatıyorum. sonuçta chicago miami'ye verebilir seriyi. ama şu ilk maç bile yeter bana. favoriyi yenmeyi seviyorum. aycan'ı yenmeye bayılıyorum. o yüzden bulls şampiyon olsun istiyorum. 3 sene üst üste şampiyon olsunlar, bırakırım desteklemeyi diye düşünüyorum. ama söz vermiyorum belki çok bağlanırım.
bunun yanında yabancı bir ülkenin takımını destekleyenleri anlamayan insanları anlamıyorum. ben mesela yabancı olsam türkiye'den trabzonspor'a hemen kanım ısınırdı. 4. büyük işte ne güzel. yeter bu kadar. ödev vakti. 2 haftadır bir gram dersle ilgili bi şey yapmadım. bıktım, konstantre olamıyorum, motivasyonum sıfır. bitse de gitsek modundayım. çarşamba günü iki sunum yapmam lazım. silkelenmem lazım.
Recent Comments