sucker punch

hevesli werchter rüyalarımı vize başvuruma nazar değdirmesin diye sildim. zira bugün idata'dan sms geldi, konsolosluktan mesajınız var şu siteden bakınız diye. lakin sitede bir mesaj yok. konsolosluğu aradım durdum bütün gün. açan yok. garip garip durumlar. gereksiz strese sokuyolar adamı.

derken aldım vizemi. idata çalışanları muhteşem insanlar. sanırım sadece hollanda masası öyle. allah razı olsun işleri denk gitsin. güvenlik ise tyler durden tarzı birgün iyi birgün kötü.

konsolosluğun güvenliklerine de ayrı bir paragraf açıyorum. git çay iç lafla vize falan alma. o derece sıcak ve taşak insanlar. aynısını konsolosluktaki kadın için söylemeyeceğim.

.sucker punch resimleri

neyse. bu sucker punch ne güzel filmmiş. millet niye beğenmemiş anlamadım. güzel hatunlar var, aksiyon, kılıçlar, tüfekler, steampunk nazi askerleri, ejdarhalar, şovalyeler, orclar, güzel müzikler aynı filmde. beğenmeyen zaten hiç bir hollywood filmini beğenmemiştir. illa bir mesaj zart zurt beklememek lazım her filmden. bana göre filmin en kötü yeriydi sondaki mesaj vermeye çalışılan bölüm. eğlenmeyi bilin biraz. ne zaman orclara makinalıyla girişen kızları izliyebilirsin ki bi daha. deli etmeyin adamı. gidin festivallere paşa paşa izleyin filmlerinizi.

ama en çok sevenler de 30larına gelmemiş, zamanının çoğunu bilgisayar oyunlarına ayıran tiplerdir. imdb'den 6 civrı bi puan almış. yazıktır. 10'u bastım çünkü en azından 7'leri hakediyor.

girişteki sweet dreams'i de başroldeki hatun emily browning söylüyormuş. blog'u okuyorsa evlenme teklifimi değerlendirsin. marry me emily! aha love is the drug sıkıştırmışlar en sona da. bryan ferry. digital artists'deki muzaffer korkut ve tuba yalçın da gözümden kaçmadı. ellerine sağlık.




posted under | 9 Comments

playlist

resim sağ tarafa taşmış. bi şeyler yazalım aşağıya insin.


werchter'e hazırlanıyoruz yavaş yavaş. hollandalılar son anda bi yamukluk yapmayacak inşalla verecekler vizeyi. idata'da çalışanları güvenlik hariç pek güleryüzlülerdi. kıllandım biraz.

kimse bilmezdi ben bu şarkıları dinlerdim ya yaaa. sex on fire tabi. mainstream! avrupalılar bıkmış artık her konserde kol. whores of leon falan diyolar. ayıp ulan.

kings of leon - mary
kings of leon - the bucket
kings of leon - molly's chambers

elbow'un son albümü de baya bayıkmış. az çalsınlar. şunu bunu çalsınlara da başlıyorum. the fix çalsınlar. sahneye atlamak gibi bir iddiam yok bu sefer. the fix çalsalar güzel olur sadece. bir kış güneşi değil.

elbow - the fix
elbow - open arms (albümün en hareketli şarkısı)
tarkan - kış güneşi

şöyle bi 80'lere de inelim.

yazoo- situation
dexy's midnight runners - come on eileen
men without hats - safety dance
n.w.a - straight outta compton (ice cube bu, rap falan niggas with attitude. ezberleyip cadde trafiğinde söylemek lazım.)
the buggles - video killed the radio star
duran duran - hungry like the wolf

2 gündür harry potter filmlerini izliyorum. 3.'den başladım, en çok da onu beğendim. zira ilk 3 kitabı okumuştum. 3.'yü de okulda okutmuşlardı hatta . alfonso cuaron'un hatırına izledim (children of men). keşke o devam etseymiş seriye. bu son part 1 hariç diğerleri pek sinmedi içime.

gary oldman da dünyanın en iyi aktörü. random 4 şarkı daha.

soundgarden - black hole sun
hooverphonic - sometimes
bloc party - this modern love
arctic monkeys - when the sun goes down

seyirci sikip atmış.


taşan resim artık aşağılardadır sanıyorum. bakalım.

az daha sabret.

yılmaz özdil style.

yaşasın

laiklik!

...

shazam'a kaydettiğim şarkılar silindi. kötü oldu. baya şarkı listelemiştim dinlemek için. ilk defa duyduğum bir doors şarkısı da varı şimdi onu arıyorum. bulsam bile hatırlamıycam heralde. üzünç. nerde dinlediğini bile hatırlamıyorum. sarhoştum, bi yerde yatıyordum, doors çalıyordu. o kadar. soul kitchen lan galiba. hadi kendimi kandırıyorum. soul kitchen olsun. rüyamda mı gördüm lan. neyse sağlık olsun.

paris'de jim morrison'un mezarına gideceğiz inşalla.

ya da gideceğim.

foobar'a morrison yazınca şöyle ilginç bi şey de buldum. entourage ost.

mark morrison - return of the mack
the doors - love street
portishead - magic doors
arctic monkeys - red light indicates doors are secured

her yol werchter'e çıkıyo.

editors - smokers outside the hospital doors

bu da gözüme çarptı.

yıllığa

suede - beautiful ones

'ın sözlerini yazmış olabilirim. büyük ihtimalle yazmışımdır. inşalla yazmışımdır. sarhoştum hatırlamıyorum.

jimmy mathis - bubba sparxxx

ben rap dinlemeye başladım beyler. ona göre. yalnız hangisi sanatçı hangisi şarkının ismi emin değilim. -


tv on the radio - staring at the sun

alternatif sahnedeyiz. seasick steve diye bi eleman var, 3 telli gitar çalıyo. ona biraz bakınır geliriz. sonra ana sahneye koşuyoruz.

the hives - two timing touch and broken bones

geberdik zaten heralde. ama aloe blacc var. canlı görmem lazım. tekrar alternatif sahnedeyiz.

aloe blacc - i need a dollar
aloe blacc - loving you is killing me

baya ilginç bir tarzı var bu adamın. bir bilmece gibi, çözemedim ben seni.

artık dinlenebiliriz biraz. james blake vs anouk farketmez. arada eels gibi bi saçmalık var. kardeşim dinliyo shrek ost'den. sabaha koysana onu. neyseki qotsa var o sırada. sonra linkin park vs beady eye. en ergen halimde bile linkin park dinlemedim. yan çadırdan arkadaşlarımla liam gallagher'u görmeye gidiyorum. hurts vs chemical brothers tercihim o anki enerjime bağlı. hurts dinleyerek sızabilirim ya da

my finger is on the button...
dııt dıt dııt

artık geberdim sabah uyanmam.

o değilde alternatif sahneyi açan warpaint de baya transsal müzik yapıyomuş. keşke onlar kapasalarmış. neyse, bi bildikleri vardır adamların.

e resim alttadır artık heralde.

coştum ben baya.

iyi

geceler.

...



posted under , | 0 Comments

take me home tonight

80ler müzik olsun, moda olsun popüler kültür olarak sınıfta kalmıştır bence. ama buna rağmen en karakterli decade aynı zamanda(decade'in türkçesi yok? onyılı beğenmedim.) yani zaman makinesiyle yanlışlıkla 80lere gitsem, kimseye sormam anlarım 80lerde olduğumu. çirkin bir farklılığı var.

neyse konuyu filme bağlamak için girdim 80lere. take me home tonight seksenlerde geçiyo tabi ki. fena film değil. bu filmleri filmlerden özetleme işini kaptım baya. superbad meets dazed and confused diyorum.

öyle 2 saat durmadan güldüren bir film değil. ama komedi filmi. arada derin mevzulara inmeye de çalışıyor ama çok bayat (cheesy) olmuş oralar. soundtrack filmden iyi. 80lerde güzel şarkılar da yapmışlar insanlar. kim seçtiyse bravo.

10 üzerinden 6.9 veriyorum.

posted under | 0 Comments

serkan

blog'u kapıyorum. sadece bu videoyu izliyoruz artık. gülme anlayışım değişti, hiç bir şey komik gelmiyor.


posted under | 0 Comments

playlist

kings of leon - back down south
timber timbre - black water
can - vitamin c
black lips - modern art
hakan peker - bir efsane

odam şimdi sensiz soğuk ve karanlık
yıldızlar sanki sönmüş ay bize küsmüş
aklımdan çıkmıyor hiç o güzel sesin
bir görmek için seni neler vermezdim.

bir efsaneydi efsaneydi senle beraber olmak
gözlerinde buluşup ellerine dokunmak
saatlerce uzanıp hep yanında kalmak
bir efsane senle beraber olmak

her yerde bizim şarkımız çalınıyor bak
neler neler söylüyor bir dinlesen ah
silmek çok zormuş diyor seni kalbimden
sessizce ahlıyorum dertten kederden

bir efsaneydi efsaneydi senle beraber olmak
gözlerinde buluşup ellerine dokunmak
saatlerce uzanıp hep yanında kalmak
bir efsane senle beraber olmak

seninle yaşarım ben her hatırada
sana koşarım kapım her çalışında
neden neden yoksun şimdi yanımda
alışamadım hala ben yokluğuna

bir efsaneydi efsaneydi senle beraber olmak
gözlerinde buluşup ellerine dokunmak
saatlerce uzanıp hep yanında kalmak
bir efsane senle beraber olmak

posted under , | 0 Comments

rambling madman

* bi ödevi turnitin'e yüklemekten müthiş bir haz duyuyorum. çalıyorum, çırpıyorum, plagiarismin kitabını yazıyorum. %6 diyo mal. hepsi de tırnak içinde. bayılıyorum. keşke her ödevi turnitin'e yükletselerdi.


* uyku benim için kutsaldır. uykuma saygı göstermeyene saygı göstermem. tam dalmışken kafama su döken biri olursa hayatımdan silerim. suratına bakmam bi daha.

* tekerlekli sandalye basketbolu baya ilginç bi spormuş. ilk defa tam bi maç izledim. amerikan futbolu gibi perdeleme falan var. çok zora benziyor. üçlük falan atıyo adam, helal olsun.

* piledriver waltz ne muazzam bi şarkıdır.

* hem stresin hem alkolün bünyeye zararlı olması mantık dışı. kim düşündüyse kınıyorum.

* klose, inzaghi, crespo. hiç sevmem.

* formalite sınavım var yarın. normal paper'da bile espriler yapıyorum şu sıralar. sınavı okuyacak hocaya allah kolaylık versin.

* allah'a inanmayan biri bana allah kolaylık versin dese bütün gün ne demeye çalıştığını düşünürüm.

* bi haftadır o kadar çok rakı içtim ki, afedersin bokum rakı kokuyodu geçen gün.

* uykum geldi. pikenin az, yorganın fazla geldiği dönemdeyim.


posted under | 0 Comments
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

aycan iddiaları

1. 2010-2011 sezonunda bucaspor'da forma giyen torric jebrin bundan 5 sene içinde chelsea ayarında ( şampiyonlar ligi'ne ilk iki torbadan seçilen) bir takımında forma giyer. iddia el fakhir gold'una.

not: bulls şampiyon olamadı, stoch hala fenerde. bunları aycan kazandı.

2. kgbb: -5

3. mutuyla iddia: ales'den 40 veya üzeri matematik sorusu çözersem bıyık bırakacam. 40'ın altında kalırsam o bırakacak. sonunda kazanan bıyık olacak.

consumables

  • tim powers - the anubis gates

Recent Comments