sağlam film izliyorum hızlı internetle yaz gecelerinde. 2000 sonrası tüm zombi filmlerini izlediğimi sanıyordum pontypool'a denk geldim. fazla iddialı oldu, tabi izlemedim tüm zombi filmlerini. pontypool konuya çok ilginç bir açıdan yaklaşıyor. esas abimiz radyoda sabah programı yapıyor ve bütün hikaye bu programı yapan 3 karakterin görüş açısından anlatılıyor. mekan çoğunlukla aynı yani.
filmin ilk yarısını çok başarılı buldum ama ikinci yarı cevaplanması gerek soruların bazıları havada kaldı ve tatmin etmedi. başroldeki abi oldukça başarılı, tek başına götürmüş filmi. öyle çok korku öğesi yok, dediğim gibi bildiğiniz zombi filmlerinden farklı ama pek bahsedemiyorum spoiler olur gibime geliyo. bence ilk yarısı için bütün filmi izlemeye değer.
* üstteki olay açık futbol'dan. maç yorumlarında kullanacağım bundan sonra. faydalı.
* orta sahaya rağmen kahvede plastik sandalyede izledim maçı. 80. dakikada çıkmamın sebebi sandalye değil, sahadaki kaosdu - rijkaard'ın röportajlarda bahsettiği-
* bu kaosun nedeni biraz da kendisi, barosu alınca şablon yerini hücuma bıraktı.
* ilk yarı 20 pas falan yaptık bi ara, bayıldım.
* öne geçince top bizde kalsın tempo düşsün gibi bir yaklaşımımız yok.
* bu takımın en ilerdeki adamı kewell olmalı. baros'dan daha faydalı bence. her boku yapıyo. teknik, akıllı, vücudunu kullanmayı biliyor. arkadaşlarını oyuna katıyor.
* baros çok iyi oyuncu, güçlü hızlı, ama top tekniği çok zayıf, topu saklama yeteneği sınırlı. bu taktiğin adamı değil. bunu çok söyledim.
* ayhan'ı beğenen manyaklar, futboldan anlamıyor. iki defa kayarak top aldı diye gözleri boyandı sanırım. 4 defa da boşa kaydı, biri gol oldu, öbürü net pozisyon. bu yaşa geldi hala heyecanlı, pas atacağı yeri bilemiyor. hagi'nin deyimiyle otomatik yok.
* cana rijkaard'ın bir başka yanlışı bence. yavaş bi adam, kontraya dönemiyo. neden ayhan'ın önünde oynuyo bilemiyorum. orta üçlüden geride ön libero oynatacağım son isim ayhan, ikinci sarp, üçüncü mustafa. şaka şaka cana. cana'nın pas yüzdesi takımın en iyisi gibi geldi. basit oynuyo.
* mehmet yıldız'ın çabasına saygı duyuyorum. ligin en iyi top saklayan adamı herif öyle vücutlu falan olmamasına rağmen. topu almak, biri önünde biri arkasında en az iki kişi lazım. galatasaray defansı bunu anlamıyor. ya herkes mehmet'e çullanıyor paslarını boş bırakıyolar ya da mehmet topu saklıyo birileri yanına geliyo.
* herkes orta saha diyor ben de dahil ama savunma da mükemmelden çok çok uzak. neill yavaş, servet daha da yavaş. ali turan ortada. sabri'den artısı defansı olan adam, duran topta adamının ilerisindeydi.
* bu sene çok çekecek galatasaray taraftarı. rijkaard'a yazık olacak ben olsam dayananamam istifa ederdim en geç yarı sezona kadar. olmayacak böyle.
* ne aykut ne ufuk galatasaray'ın kalecisidir. ikisi de kupa maçlarına yedek olur en fazla.
* emre çolak'ı çok beğenirim ama bu maç beğenmedim herkes gibi. pozisyonunu yadırgadı biraz sanırım ve de hep ileriyi düşünüyor yanında daha müsait adam varken. çok türk köşe yazarı okumuş gibi. "hep geriye, yana pas atıyor". eğer yanındaki adam topu ileriye atmak için daha müsaitse ona atarsın. bu kadar basit. top da sende kalır.
* milli maçta erman ve ahmet hoca beğenmediler takımın çok pas yapmasını. ben ilk defa hayalimdeki milli takımı gördüm. pas yapıyo lan takım ilk maçında. umut var. çok.
* beşiktaş şu an oynuyor izleyemiyorum ama onbiri beğendim. necip'e şans vermesi schuster'in olumlu haber. ernst-necip-guti ileri üçlüyle şampiyonluğu getirir. evet, favorim beşiktaş.
* beşiktaş'ın başında rijkaard olsa, arabamı beşiktaş'ın şampiyonluğuna koyardım, biraz tırsarak.
* necip bize gelsin, 1000 lira falan girerdim o zaman da.
* alfa romeo giulietta tatlı araba olmuş.
* premier fantasy ligi katılım yetersizliği nedeniyle iptal oldu.
dünya kupasındaki müthiş çekişmeden sonra daha uzun bir maratonda kapışalım. birinciye ps3 veriyorum. not. fifa 11'de ders veririm beni geçen herkese. katılın, davet edin.
* billy'nin temiz hali sempatik falan da eski piç hali daha iyiydi sanki. şöyle bi relapse güzel olur
* scott caan zaten ilk bölümden beri döktürüyor.
* bu son bölümle beraber yazarlara kadın karıştığından eminim. imdb'den baktım haklıymışım. kadının adı ally musika ve şikayetçi olan sadece ben değilim. erkekler için sex and the city deniyordu diziye, direkt sex and the cit olmaya başladı.
* piçlik, eğlence, karılar lazım bu diziye. bu kadar basit.
* stoch'cuk yanlış takıma gittiğini anladı. belki sırf şampiyonlar ligi için fenerbahçe'yi seçmişti.
* emre- baroni orta sahası ancak kanatlarda topuz-vederson gibi basan adamların varsa top rakipdeyken işe yarar. stoch, dia oldu mu iki pasla haşat olur ortasaha. bücür zaten hepsi
* fenere semih'den iyi bi santrafor lazım. koşmaktan çok pas yapsın, top saklasın.
* ledesma - rosicky nerde? her sabah aynı işkence. ayıptır be scoutgs.
* ben sahada bi sistem görünce yenilsek bile mutlu oluyorum. barış özbek bile top bizdeyken nerde duracağını öğrendi. ama top bizdeyken daha çok pas opsiyonu olabilir.
* batdal bir sene oynamasın, vücut yapsın. dağıtır.
* emre çolak daha çok süre almalı. defansa pek yardımcı olmuyo ama sarp, mustafa, cana'dan biri çolak olsun. (bu biir)
* fener maçına sarp-mustafa-cana üçlüsüyle çıkalım, yenilirsek bikini giyerim. ( bu ikii. bu arada, 2 tane mustafa sarp! müthiş fikir olmuş istemeden. barış özbek'in adını anmak istemiyorum heralde.)
* bu iddiamı maç günü teyit etmezsem giymem bikini falan. doğrusu da barış-mustafa-cana olcak.
* ayhan artık bıraksın.
* dış kaplamayı tuttum. ama çok yavaş gidiyo gibi geldi.
bi kere spoiler var. memento, prestige falan değinmeyi düşünüyorum. izle bunları öyle oku zatem prestige'i izlememiş adamın burda ne işi var?
2 kere izledim şimdiden. ilk izlediğimde pek beğenmedim ama ikinciden sonra olayları tamamen kavrayınca anladım nolan'ın ne bok yediğini. senelerdir çalışıyormuş adam bu senaryo üstünde ve de galiba ilk defa tek başına yazdığı bir filmi yönetti. yine de benim tahminim, filmi istemediği kadar kesmek zorunda kaldı. belki çok fazla şey olup bitiyo ama önemli yerler gereken detayla anlatılmadığı olmadığı için bir şeyler eksik gibi geliyor. belk bir director's cut çıkarsa ileride, mükemmel olabilir.
amuagoduum topaçı
ne olursa olsun filmin son sahnesinde bütün salon hassiktir, ouvv gibi sesler çıkarıyorsa o film iyidir. sarmaşık gibi senaryo 2 saat sürede bu kadar güzel işlenebilir.
leo'da bu senenin sonu en afili filmlerinde oynuyor. shutter island'ın sonu nispeten daha kesindi. inception ise öyle değil.
1. bir kısım izleyici mutlu sonla tatmin oldu ve evlerine döndü. çoğunluk bunlar. 2. şüpheciler leo ve saito'nun limbo'dan çıkamadığına inanıyor. 3. bütün filmin limbo ya da rüya olduğunu iddia eden komplocular da var.
detaylı inceleyelim..
1. mutlu soncuların dayanağı yüzük. leo rüyalarda yüzük takarken gerçekte takmıyor. eğer gerçek totem yüzükse son limbo'dan saito ile çıktıkları kesin gibi, zira çocuklarını görünce yüzüğü yokmuş.
cobb'un çocukları da 4 farklı aktör tarafından canlandırılmış ama bu bana pek geçerli bir dayanak olarak gelmedi.
detaylı olarak burada mevcut bunlar. ama filme sadece bu açıdan bakarsanız bir başyapıt olmaktan uzak.
2. şüpheciler. cobb, saito'yu geri getiremedi limboya girdi, uçakta uyandığından beri limboda diyorlar. dayanakları; uçakta ve sonrasısında kimse birbiriyle konuşmuyor. fischer ( cillian murphy/scarecrow - kafasına çuval geçirilmesi de güzel detay-) leo'yu görüyor. saito o kadar limboda kalmış ama uyanır uyanmaz telefona davranıyor.
michael caine, cobb'un geleceğini biliyor ve onu karşılıyor. tam bir rüya değil mi sizce de?
(rüyada oraya nerden geldiğini bilmezsin geyiği geçerli değil burda. 2. izleyişte farkettim; havalimanından bavul taşıyor caine eve) 3. komplocular biraz ağır oldu. bunlar şüphecilerin tezini alıp daha da ileriye götürüyorlar ve bence filmi başyapıt yapanlar da bunlar. aslında temelde bunlar da şüpheci yani.
en büyük dayanakları mombassa'daki dar sokak. rüyada hareket edemezsin kaçamazsın ya bazen. aynı bu diyorlar. pekala sokak gerçekten dar da olabilir ama böyle bir filmde kullanılmazdı o zaman. keza duvardan az önce kahve isteği ve anlamsız reddedilişi ve sonrasında saito'nun hiç yoktan belirişi rüya gibiydi sanki. mombassa'lı bir okuyucum varsa kahve sahibinin ne dediğini bize çevirirse çok iyi olur.
şimdi yazdıkça düşünüyorum, diyorumki sadece mombassa rüya olmasın lan?
ek olarak, yaşlı saito ve cobb arasındaki diyaloglar. filmin başındaki ile sonundaki farkı şekillerde gerçekleşiyor. ayrıca hem mal hem saito leap of faith terimini kullanıyor.
komplocuların başka iddiaları da var ama bana pek inandırıcı gelmiyor.
sonuç olarak nolan abimiz bizle yine oyunlar oynuyor ve bu sefer abartmış; film kesin bir yargıya varmak mümkün değil. prestige de böyleydi, her şeyi tahmin ettim diyen yalan söylüyordur ama sonunda netlik vardı. inception'da öyle bir kesinlik yok her tez çürütülebilir. öyle piç bir film, o yüzden de güzel. ama dersen ki bu yüzden sevmedim ne olduğu belli değil, kızmam sana sen de haklısın. prestige, shutter island falan en sevdiğin filmlerdendir. ama sorarım sıkmadı mı artık fight club'dan beri film sonuna doğru bütün filmi değiştiren twist. al bak yine twiste var ama nereye dönüyo belli değil. öyle de güzel ama bi de böyle dene.
ya memento'daki gerçeği öğrenmeye çalışmaktan yorulup kendi gerçeğini yaratan ve kabullenen ana karakter yine karşımızda ya da gerçekten bir mutlu son var. eminim nolan arkadaşlarına izlettirken çok eğlenmiştir. bi yerde yakalayıp detaylı bir şekilde anlatmasını için kafasına silah dayamak isteyen çoktur.
çeşitli eklemeler eleştiriler
yerçekimsiz ya da merkezkaç kuvvetli olanlar hariç aksiyon sahneleri çok sikkoydu. onlar yerine rüya paylaşım aleti, rüyalar arası geçişlere yer verilse daha iyi olurmuş ama o zaman da para kazanmaz tabi film.
mal fransızca kötü demek. ispanyolca'da öylemiş imdb'ye göre.
cast ellen page hariç mükemmel di. marion cotillard özellikle çok iyiydi ama alternatif olarak zooey deschanel'i görmek isterdim o rolde. leo'nun bence sınırlı oyunculuğu rolün dışında değildi oturdu. cillian'ı da adını yazmayı hak ediyor.
ellen page iyi oynamış ama tipten kaybetmiş sanki. çok kısa, çok çocuksu. nolan ilk evan rachel wood'u istemiş, olmamış.
fragmandaki efsanevi şarkı keşke filmde kullanılsaydı.
takım elbiseler eskişehir'deki bir firma tarafından yapılmış. iyiydir baya.
yeter heralde bu kadar. yazdığımı okumadım kesin hatalar var.
bi de saito ve cobb'un limboda nasıl buluştuğunu anlamadığımı farkettim şu an. allah belanı versin.
1. 2010-2011 sezonunda bucaspor'da forma giyen torric jebrin bundan 5 sene içinde chelsea ayarında ( şampiyonlar ligi'ne ilk iki torbadan seçilen) bir takımında forma giyer. iddia el fakhir gold'una.
not: bulls şampiyon olamadı, stoch hala fenerde. bunları aycan kazandı.
2. kgbb: -5
3. mutuyla iddia: ales'den 40 veya üzeri matematik sorusu çözersem bıyık bırakacam. 40'ın altında kalırsam o bırakacak. sonunda kazanan bıyık olacak.
Modern Cult - Connection
-
Floridalı grup Modern Cult'tan burada detaylı bir şekilde bahsetmiştik.
Grubun yeni şarkısı Connection'ın video klibi *R**osse Martinez* tarafından
yönet...
Suffisamment
-
Yeterli zaman varsa, her şeyi görebilirsin.
Hınzır bir gülümsemeyle değil şaşırtmayan bir kaderin cilvesiyle.
Olacağına varırlara hep vardık. Orada vard...
Göksenin’den tertemiz bir blues albümü: “Gına”
-
Dün akşam, Türkiye’de blues müzik üreten nadir kadın sanatçılardan
Göksenin’in yeni albümü “Gına”nın lansman konserine davet edildik. İyi ki
de edilmişiz...
Meydan Okuma -2
-
Aziz Yıldırım’ın seçimdeki en büyük kozu olarak açıkladığı Jose Mourinho
projesi futbolseverlerin aklına bir başka Portekizli’yi getirmiş olabilir.
Bunda...
Üç silahşörler: Erkin - Barış - Cem
-
[image: buhar ısı gün ısı]
Türk rock müziğinin üç silahşörleri: Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin
Koray. Hem çok benzerdiler, hem çok farklı. Üçü de uzun s...
Bu Sefer Bahanem Var
-
Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki
ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9
senedir Avu...
Yan Dükkana Taşındık
-
Elimde olan, olmayan birçok sebeple buraya yazı yazamayacak duruma
gelmiştim, elim biraz rahatlamışken dönüp tekrar yazmaya içim el vermedi. 4
senelik, bin...
Once upon a time in Gebze
-
bakıyorum da bizim blogda aylardır bir yazı eklenmemiş, sadece cem'in
eklediği birkaç video var ama onların bile bir satır cümle açıklaması yok.
bugün deni...
Recent Comments